DOĞASIYLA BARIŞIK BİR TEKİRDAĞ | KÖŞE YAZISI | LİSE YAZILARIM 7

 19/Eylül/2015

Tekirdağ

Doğasıyla Barışık Bir Tekirdağ

Öncelikle bütün İslâm âleminin Kurban Bayramı mübârek olsun. Bundan 5 hafta önceki yazımda Tekirdağ’ın kültürlü bir şehir olabilmesi için Tekirdağ’ın Tarihiyle,Doğasıyla ve Sanatıyla barışık ve iç içe yaşaması gerektiğini ve geçen haftaki yazımda da bu üçünün ayrıntısına gireceğimi söylemiştim.Bu hafta daTekirdağ’ın Doğasınla nasıl barışık yaşaması gerektiği ve ne kadar değerlendirebileceği ile ilgili bir projem var .Tekirdağ ‘da Orman deyince benim aklıma Atatürk Ormanı geliyor.Bu yüzden ilk önce Atatürk Orman’ıyla ilgili projeme değinicem .Atatürk Orman’ı maalesef küçük bir orman bu yüzden ormanın genişletilmesinin iyi olacağı düşüncesindeyim.Bu ormanın genişletilmesi biraz uzun sürebilir lâkin güzel olur.Başka bir projem ise her mahallede bir yeşil alan projesi.Bu proje mahallerin boş ve geniş olan bölgelerin ağaçlandırıp hava alınıp dinlenilebilecek bir alan haline getirilmesi.Çünkü maalesef her mahallede boş alanlara hemen bir şey yapılıyor.Benim oturduğum yerde güzel boş bir yeşillik alan vardı.3 sitenin de manzarası halinde idi lâkin orasını da doldurdular.Yaşadığımız şehirler evlerimize benzemeli nasıl evimizde her boş yere eşya koymuyorsak şehrimizde de her boş alanı doldurmamalıyız.Doldurmazsak nasıl olur diye düşünüyorsunuz aynen şöyle olur.Avrupa’ya gidip görenlerin çoğu oralar buralardan daha güzel der.Çünkü oralar benim ‘Kültürlü Tekirdağ’ projem gibi şehirlerdir Tarihiyle ve Doğasıyla barışık Sanatıyla da iç içe yaşayan şehirlerdir.Tekirdağ ‘da ancak  Tarihiyle ve Doğasıyla barışık olup Sanatıyla da iç içe yaşarsa güzel bir şehir olabilir.Yani daha güzel olur.Ve caddelerimize gelelim.Hürriyet Mahallesinden örnek vericem çünkü Tekirdağ’da en iyi bildiğim mahalle Hürriyet Mahallesi.Mesela Hürriyet Mahallesinin okullar bölgesinin orada bir bayır Bilgiyolu’ndan itibaren o bayırın tepesine kadar karşılıklı olarak kaldırımlar genişletilse ve kilit taşı yerine Avrupa’da ki gibi beton kaldırım veya Arnavut kaldırımı yapılsa ve oraya Çınar ve Söğüt  ağaçları dikilse ne güzel olur.Aslında bu fikir benim aklıma şöyle geldi.Her mahallenin caddelerin isimlerini o caddeye dikilen ağaçlara göre belirlensin her cadde de o güzel kaldırımlara dikilmiş farklı farklı ağaçlar çok güzel olur lâkin dikilicek olan ağaçlar çok fazla polen yapmayan ağaçlar olması daha iyi olur düşüncesindeyim çünkü böyle güzel bir projeyi yapalım derken rahatsızlığı olan insanlara da eziyet haline dönüştürmeyelim.Sonuçta bu projemin amacı daha estetik ve doğasıyla daha barışık yaşayan bir Tekirdağ.Bir de Hürriyet Mahallesi’nde o bayırın orda bir bahçe tarzı bir park var mesela o parklara spor aleti koymak yerine normal banklar koyup öyle bir parka tamamen Gül ekilse ve adı Gül bahçesi olsa çok güzel ve bir de yapay bir nehir olsa su sesi olan ve orası Kırmızı ve Beyaz Güllerle donatılsa çok güzel.Sonra buna benzeyen bir park gene Mahallenin orası gibi sakin bir yer tespit edilip başka bir yere de bir bahçe yapılıp o bahçeye de Lale ekilse ve Orasının adı da Lale Bahçesi olsa çok güzel olur diye düşünüyorum ama bir bahçede sadece çiçeklerin olması yeterli olmaz ağaç da olması lazım böyle güzel bahçeler için en güzel olucak ağaç bence Söğüt  Ağacı.O Gül Bahçesinde otururken düşünüyorum da o esen rüzgarı ve Söğüt Ağacının o sallanan dallarını düşünüyorum da çok güzel olur.Belki şöyle diyenler çıkabilir veya düşünenler  ‘‘o kadar çiçeği nereden bulucaz ithal mi edicez ?’’ Benim buna cevabım Hayır.Ülkemizin Konya vilayetinde çoraklıktan dolayı pek buğday yetiştirilemese de Lale yetiştiriliyor.Sadece Konya Vilayetimizde değil elbette Adana Vilayetinde de Hollanda ‘da üretilen aynı kalite de çiçek üretiliyor.Yani bu projemin yapılması için ithalat yapılması da gerekmiyor.Yalnız böyle bahçelerin bir işletmeye verilmemesi yönünde benim tercihim çünkü öyle bir şey olunca çok kalabalık  oluyor.Onun yerine insanların sadece hava alabileceği bir ortam olmalı.Yani sadece banklar , ağaçlar ve çiçekler.Hatta o yapılıcak olan güzel kaldırımlara ağaçlar dikildikten sonra ağaçların etrafına Osmanlı usulü bir desenli kalın bir mermer çevrilmesinin de çok güzel olucağı düşüncesindeyim.Ve bir ağaçtan diğer ağaca kadar Lale veya Sümbül (Caddeye göre değişir) çiçekleriyle tek şerit halinde birbirine bağlanması ve o çiçeklerin etrafının da  bir mermer ile çevrilse 4 ağaçta bir arada bir bank olsa bankın önündeki ağacın mermerin üzerinde gene mermerin üzerine yazılı bir şiir olsa tabi benim tercihim o şiirin hem Osmanlıca hali hem de Latin alfabeli hali ile yazılması.Eğer böyle olursa o bankta oturan kişi hem Tarihle hem Doğayla hem de Sanatla iç içe oturucak.Örneğin:

Hürriyet Mahallesinin Çınarlı Caddesinin (Çınar Ağaçları olduğu için) Laleli (Ağaçlar arasında Lale olduğu için) Arnavut Kaldırmının  ‘Kaldırımlar’ (Üstad Necip Fazıl Kısakürek) Şiirinin önündeki bankta oturuyorum gecenin o güzel esintisiyle ve seni düşünüyorum …

Bu arada bir beyid’de yazmış oldum .Yani devamını İşte bu  proje o kadar güzel bir proje ki bir beyit dahi yazılabiliyor.Yani beyitlere konu olabilecek kadar Tarihsel , Doğal ve Sanatsal bir proje.Bu proje de benim tercihim mermerlerin üstüne yazılıcak şiirlerin tarihden – günümüze doğru şairlere ait olması.Bu projede 4 ağaç da bir bir bank olucağına göre 4 ağaçta bir bir şiir olucak yani Hürriyet Mahallesinin Çınarlı Caddesinin Laleli Arnavut Kaldırmının 4. Çınar ağacında en tarihi şair hangi yüzyıldan başlamışsa mesela Fuzulî ‘den başlasın ilk 4.ağaç da Fuzulî’nin şiiri olsun 17.4.ağaçta Üstad Necip Fazıl Kısakürek ‘in bir şiiri olsun.44.4.ağaçta Abdurrahman Cahit Zarifoğlu ‘nun bir şiiri olsun 54.4.ağaçta Mehmet Akif İnan’ın Mescid-i Aksa şiiri olsun mesela 57.4.Nuri Pakdil’in bir şiiri olsun mesela.Tarihden günümüze bir sıralınış ile seçilen şairlerin 3 veya 4 tane birer tane şiiri olsun.Yani her ağaçta bir şiir olsun.Böylece şehrimiz bu kadar güzel olan bir projenin vesilesiyle Doğasıyla da daha barışık bir hale gelir.


Yorumlar

Popüler Yayınlar